Site Amacı

İnternet üzerinde yelkencilik ve denizcilik ile ilgili birçok kaynak bulunuyor. Ancak bunların bazıları yalnızca tartışma gruplarının arşivlerinde, bazıları ise forumların derinliklerinde duruyor ve kullanılmaları arşivlenmeleri oldukça güç. Buna ilave olarak yine video ve diğer medya kaynakları internette mevcut ancak yerleri bulunamıyor. Yelkencilerlokali.org bu ihtiyacı gidermek ve denizcilik ve yelken konusunda döküman açığını kapatabilmek amacıyla bu wordpress sitesini kurmuştur. Katkıda bulunmak isteyenlere ücretsiz yazar hesabı açılır.

Etiketler

Ana Yelken Iskotası

From: ylknhb
Sent: Tuesday, July 27, 2010 3:08 PM
To: href=”mailto:yelkencilerlokali@yahoogroups.com”>yelkencilerlokali@yahoogroups.com
Subject: Ana Yelken Iskotası

http://www.comlekci.com/yelken.htm

Ana Yelken Iskotası
Tekneyi Ocak ayı sonunda suya indirmiştim, bir türlü 10 derece üstü ısı, acemiliğime uygun hafif hava ve bu halde yoldaşlık edecek birini bir araya getiremiyordum. Sonunda böyle bir havayı yakaladığımda tek başıma çıkmayı gözüm kesti. 1-2 kuvvet batı havada binbir zorlukla kafayı rüzgarda tutarak ana yelkeni bastıktan sonra (ki gerekçesini aşağıda açıklayacağım) Kınalıada önlerine doğru ağır aheste apaz seyere başladım. Keyfime diyecek yok tabi…

Sonra rüzgarüstü bir manevrayla rotamı kanala çevirip adalara biraz yaklaştım. İlk hatam bu olmuş. Geri dönmek için tramola atmam lazım, ömrümde ilk defa tek başıma yapacağım. Düşün-taşın bir plan yapıp uygulamaya koyuldum. O sırada cenova ıskotalarına cem kilit çıkışına mapa takmadığımdan, cem kilitten çıkınca halatlar alıp başını gidiyor, mecbur yeke uzatmasını kullanarak kamara girişine yakın durmalıyım. Ayrıca bumba alçak, havuzluk tabanına diz çöksem bile tramola sırasında kafama çarpabilir. Neyse, başladım manevraya…

Sol elimde yeke uzatması, bir yandan da iskele cenova ıskotası cem kilitten çıkartılmak üzere duruyor, sağ elimde ise sancak cenova ıskotası, yelken tersler terslemez boşunu almam lazım. Tam cenova terslediği sırada ada yamacından bir sağanak kopup geldi, manevra tahiminimden çok daha hızlı gerçekleşiverdi. O telaş içinde boşlanacak ıskotayla birlikte yeke uzatmasını da elimden kaçırdım mı! Tekne kafayı açtıkça açıyor… O sağnakla birlikte dümen sancak alabanda oldu, ana yelken doldu ve baymaya başladık. Hemen ana yelken ıskotasını boşladım (sandım!). O da ne, ıskotanın rodası cem kilidin arkasında kalmış! Iskotanın sıkışması ile birlikte ne olduğumu şaşırdım. Bumba suya girerken tekne sancağına doğru 60-70 derece baydı. O kadar ki, ben havuzluk sancak alabanda üzerinde ayakta duruyorum!

Neyse ki suya düşmeden sağnak kesildi, ben de aklımı başıma toplayıp sıkışan ıskotayı cem kilit ve mapadan kurtardım, tekne düzeldi. Sonra adrenalin/endorfin titremesi ile marinaya geri dönüş…

Şimdi o gün misafirim olmamasına seviniyorum. Kesin denize düşer ya da sağ dönersek beni vururdu! Demek ki ne yapmalıymış? Ana yelken ıskotasının çıması devamlı ve palanga çıkışından başlanarak roda edilecek ve her daim rüzgarüstünde neta tutulacak. Tramola atılınca da roda mapanın arkasından dolaştırılarak yeni rüzgarüstüne taşınacak… Ve dahi rüzgaraltında kalınan adalara yakın seyredilecekse sağanaklara dikkat edilecek. Sonra sektörel yayınlarda bunun da yol-yordamı olduğunu gördüm: Yamaç sağanakları yememek için karayla tekne arasında karadaki en yüksek noktanın yaklaşık 9 katı mesafe bırakmak gerekiyormuş…

You must be logged in to post a comment.